Nationalities that are not entitled to own real estate in Turkey

Nationalities that are not entitled to own real estate in Turkey cover

Türkiye, gelişmiş altyapısı, stratejik coğrafi konumu, zengin kültürü ve yabancıların mülk edinmesini kolaylaştıran yasaları gibi çok sayıda avantajı ile yabancı yatırımcılar için en cazip gayrimenkul destinasyonlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, Türkiye'de gayrimenkul yatırımına ilişkin, özellikle de mülk sahibi olmasına izin verilen uyruklarla ilgili birçok soru ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, bu makale hangi uyrukların mülkiyet hakkına sahip olduğunu ve hangilerinin olmadığını belirleyen Türk yasalarıyla ilgili bazı temel konuları ele almaktadır.

Türkiye'de Mülk Sahipliği için Yasal Çerçeve

Türk yasalarına göre, siyasi, tarihi ve uluslararası nedenlerle kapsam dışında bırakılan beş uyruk dışında, Türkiye'de ikamet eden çeşitli uyruklardan tüm yabancılar mülk edinme hakkına sahiptir. Söz konusu milliyetler şunlardır: Suriyeli, Ermeni, Kıbrıslı Rum, Kuzey Koreli ve Kübalı. Bu dışlama, uluslararası ilişkiler ve ulusal güvenlikle ilgili çeşitli hususlara dayanmaktadır.

Suriye Uyruğu

Suriyeliler, özellikle Suriye krizinin başladığı 2011 yılından bu yana Türkiye'deki yabancı nüfusun büyük bir yüzdesini temsil ettiğinden, Suriye vatandaşlığı bu bağlamda en önemlilerinden biridir. Mülk edinmelerinin yasaklanmasının nedeni, Hatay ilinin Türkiye'ye ilhakına yol açan 1939 referandumunu çevreleyen tarihsel boyutlardan kaynaklanmaktadır. Türk hükümeti bu konuları sık sık tartışmıştır ve bazı araştırmalar Arap ve Türk danışmanların Türk hükümetini bu kararı yeniden gözden geçirmeye ikna etme çabalarının arttığını göstermektedir.

Diğer Uyruklar: Küba ve Kuzey Kore

Küba ve Kuzey Kore'ye gelince, bu ülkelerin vatandaşlarının mülk sahibi olmalarını engelleyen nedenler, Birleşmiş Milletler tarafından uygulanan ve bu ülkelerle ekonomik ve yatırım ilişkilerine engel teşkil eden uluslararası yaptırımların yansımalarıyla ilgilidir. Türkiye'nin bu konuda uluslararası taahhütlerine güvenmesi, bu uyruklardan vatandaşlar için yatırım fırsatlarını zorlaştırmaktadır.

Kıbrıslı Rum

Kıbrıs konusunda ise durum daha karmaşıktır çünkü Türkiye ile Kıbrıs Rum Cumhuriyeti arasında süregelen anlaşmazlık tarihi ve güvenlik gerilimlerini yansıtmaktadır. Türkiye'nin sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıması iki ülke arasındaki krizi daha da derinleştirmektedir. Bu durum, bu ülkeden yatırımcıların Türkiye'de mülk sahibi olma fırsatlarını olumsuz etkilemektedir.

Ermenistan

Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkiler tarihsel olarak gergin olsa da, bu gerginliğin kökleri I. Dünya Savaşı'nda yaşanan olaylara dayanmaktadır. Bu gerginlikler ikili ilişkilerde devam etmekte ve Türk topraklarında mülk sahibi olma fırsatlarını engellemektedir.

Kısıtlamaları Aşmanın Yasal Yolları Var mı?

Belirli uyruklara uygulanan yasağa rağmen, bu ülkelerden gelen bireyler alternatif yasal seçenekleri araştırabilirler. Örneğin, yatırımcılar Türkiye'de özel şirketler kurarak mülkün kayıtlı şirketin bir varlığı olarak kabul edilmesini sağlayabilir ve böylece mülkü satın alma ve şirket adına kaydettirme hakkını elde edebilirler. Ancak, şirkete karşı herhangi bir yasal işlem şirketin varlıklarının bir parçası olarak kabul edildiğinden mülkü etkileyeceğinden, yatırımcılar dikkatli olmalı ve geçerli yasal prosedürleri takip etmelidir.

Sonuç

Bu nedenle, Türkiye'de gayrimenkul yatırımı birçok yabancı için cazip bir seçenektir, ancak belirli uyruklara uygulanan yasaları ve kısıtlamaları dikkate almak önemlidir. Yatırımcılar, yerel düzenlemelere uyum sağlamak için kapsamlı bir araştırma yapmalı ve hukuk danışmanlarına danışmalıdır. Bu yasaların değiştirilmesi ve yeniden değerlendirilmesine ilişkin tartışmaların, özellikle gelişen siyasi ve ekonomik koşullarla birlikte devam etmesi beklenmekte olup, bu durum gelecekte kısıtlı uyruklar için yeni kapılar açabilir.

Whatsapp
Doğrudan İletişim