Türkiye'de ev sahipleri ve kiracılar arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu ve kira sözleşmeleri ile ilgili diğer kanunlara dayanan açık ve adil bir yasal çerçeve ile karakterize edilir. Bu yasaları ve hakları anlamak, adil ve istikrarlı bir kira piyasası sağlamak için her iki taraf için de çok önemlidir. Bu yasalar, yatırım amaçlı mülk satın alma ve kısa süreli kiralama gibi sektörlerde karlı bir yatırım fırsatı yaratılmasına aktif olarak katkıda bulunmaktadır.
Türkiye'de kira fiyatları konusu hem mülk sahipleri hem de kiracılar için büyük önem taşımaktadır. Kira piyasasında adalet ve istikrarı sağlamak amacıyla Türk hükümeti, ekonomik koşulları ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak yıllık kira artışları için katı kurallar belirlemiştir. Kira artışları, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) tarafından yansıtılan enflasyon oranına göre belirlenecektir.
Yeni düzenlemelere göre, yıllık kira artışı resmi olarak açıklanan enflasyon oranını geçemeyecek. Bu politika, kira piyasasının düzenlenmesine yardımcı olarak ani ve önemli kira artışlarını önlerken, hem ev sahipleri hem de kiracılar için şeffaflık ve net beklentiler sağlıyor.
Örneğin, 3 Temmuz 2024 tarihinde açıklanan en son Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) güncellemesi %65'lik bir fiyat artışı göstermiştir. Sonuç olarak, aylık 10.000 Türk Lirası kira ödeyen bir kiracının kirasına 6.500 Türk Lirası daha eklenecek ve toplam kira 16.500 Türk Lirası olacaktır.
Türkiye'deki kiracılar, kendilerine adil davranılmasını ve kira süresi boyunca yeterli konut sağlanmasını temin eden düzenlemeler kapsamında kapsamlı yasal korumadan yararlanmaktadır. Kiracıların sahip olduğu temel haklar arasında uygun bir konut edinme hakkı ve keyfi veya yasadışı tahliyeye karşı korunma yer almaktadır. Ticari kiracılar da, özellikle kira sözleşmelerinin yenilenmesi ve işlerinin niteliğine uygun olarak mülkte değişiklik yapılmasıyla ilgili bir dizi özel hakka sahiptir.
Türk kira hukuku uyarınca, kiracılar kira ve üzerinde anlaşmaya varılan ek ücretleri kira süresinin sonunda değil, her ayın sonunda ödemekle yükümlüdür. Her iki taraf da, işletme giderlerinden kiracı sorumlu olmak üzere, bu ek ücretleri bölüşme konusunda anlaşabilir.
Kiracıların ayrıca, elektrik, su, gaz ve temizlik hizmetleri masraflarını içeren mülkün normal kullanımı için temizlik ve gerekli bakım masraflarını da karşılamaları gerekmektedir. Bu masraflar mülkün kullanımının niteliğine göre değişir. Başka bir deyişle, bunlar mülkün kullanılmadığı durumlarda ödenmesi gerekmeyen masraflardır.
Türkiye'de kira sözleşmesinin feshi belirli yasal prosedürlere tabidir. Kira sözleşmesini feshetmek için kiracı, kira süresinin bitiminden en az üç ay önce ev sahibine yazılı bildirimde bulunmalıdır.
Türkiye'deki mülk sahipleri, gayrimenkul sektöründeki yatırımlarının korunmasını sağlayan bir dizi hakka da sahiptir. Bu haklar arasında zamanında kira alma hakkı, mülklerinin bakımını sağlama hakkı ve belirli koşullar altında kira sözleşmelerini feshetme hakkı yer almaktadır. Yeni mevzuat, kiralama sürecini kolaylaştırarak ev sahiplerinin haklarını net bir yasal çerçeve içinde koruyabilmelerini sağlamıştır.
Yasaya göre, kira sözleşmesinde veya yasada aksi belirtilmedikçe, emlak vergisi, deprem sigortası ve belediye harçları gibi mülkle ilgili vergi ve genel masrafların ödenmesinden ev sahibi sorumludur. Kira sözleşmesi, bu masrafların farklı bir şekilde dağıtılmasını öngören maddeler içerebilir. Örneğin, belediye gelirleri yasası, binayı kullanan kişinin temizlik ücretlerini ödemekten sorumlu olduğunu belirtir.
Ev sahibi, kiracının sözleşmeyi ihlal etmesi veya kira ödemesini geciktirmesi gibi belirli durumlarda kira sözleşmesini feshetme hakkına sahiptir. Her iki tarafın da haklarını güvence altına almak için, ihbar sürelerine ve yasal prosedürlere uyulmalıdır.
Türkiye'de mülk sahipleri ve kiracılar arasında genellikle kiranın ödenmemesi, mülke zarar verilmesi veya kira koşullarına ilişkin anlaşmazlıklar gibi konularda anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Türk hukuku bu anlaşmazlıkların çözümü için açık mekanizmalar sağlar ve genellikle yasal işlemlere başvurmadan önce taraflar arasında dostane görüşmelerle başlar. Her iki taraf da yasal işlemlerde kanıt olarak kullanmak üzere yapılan tüm anlaşmaları ve iletişimleri belgelemelidir.
Türkiye'de bir kiracının tahliye edilmesi süreci, kiracıları keyfi tahliyeden korumayı amaçlayan katı yasal prosedürlere tabidir. Mülk sahipleri, kiranın ödenmemesi veya mülke önemli ölçüde zarar verilmesi gibi kanunla belirlenmiş belirli durumlarda kiracının tahliyesini talep etme hakkına sahiptir. Tahliye süreci mahkemeye gitmeyi gerektirir ve kiracıya tahliye kararına itiraz etme hakkı verir. Mülk sahipleri, herhangi bir yasal yansımadan kaçınmak için yasalara uymalı ve tüm yasal prosedürleri takip etmelidir.
Türkiye'de hem mülk sahiplerinin hem de kiracıların hak ve yükümlülüklerinin tam olarak anlaşılması, adil ve şeffaf bir kira piyasasının oluşturulmasına katkıda bulunur. Her iki tarafın da en son yasal güncellemeler hakkında bilgi sahibi olması ve aralarında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıklara dostane çözümler bulmak için gerektiğinde hukuki tavsiye alması önemlidir.